aldatilma psikolojisi 

Aldatılma psikolojisi taşınması ağır bir yük ve ağır bir travmanın peşi sıra yaşanılan pek çok duygunun en karmaşık ve de en güçlü halidir. Son günlerde aldatılma nedeniyle başvuran erkek danışanlarımda belirgin bir artış var. Kadınlar daha mı sık aldatmaya başladılar? Sanmıyorum… Kadınlar da erkeklerde aynı sıklıkta aldatıyorlar kanımca… Ancak şunu kesinlikle söyleyebilirim ki metropollerde yaşayan erkek nüfusun psikolojik danışma ve yardım alma davranışında belirgin bir şekilde bir artış var. İşte bu danışanlarımdan biriydi karşımda ağlamaklı duran; 10 yıllık evlilik ilişkisinin son yedi sekiz ayından beri kendisinden belirgin bir şekilde uzak duran eşinin, telefonunu tuvalette bile elinden düşürmediğini, başta whatsapp olmak üzere telefonlarda kullanılan online sohbet uygulamalarını aşırı kullandığını ve hatta abimle konuşuyorum derken başka birileriyle konuştuğunu farkettiğini, bu duruma savunma olarak da ‘internette arkadaşlarla oyun oynuyordum’ bahanesini kullandığını anlattı. Bütün bunları anlatırken de gözyaşlarını tutamıyordu. Yine de şununla avunuyordu ‘bu konuda çok okudum aldatılmanın acısı iki üç haftada ancak geçermiş’...

Klasik travma süreci açısından değerlendirirsek bu danışanımın son söylediği şey evet bu mümkün olabilir. Çünkü klasik travma yaklaşımı travmalar konusunda aşağıdaki evreleri  öngörür ki aldatılma da travmaların en büyüklerinden biridir. Aldatılma psikolojisi ise farklıdır;  çünkü düşünün ki yıllardır sevdiğiniz, sonsuz güven ve bağlılık geliştirdiğiniz eşiniz başka bir insanla ilişki yaşıyor. Siz ise gerçekte artık sizin olmayan bir eş ile sahte bir hayat yaşıyorsunuz ve de bunun farkında bile değilsiniz.

İlk Evre: Şok ve İnkar 

Kişi bu dönemde aşırı bir üzüntü çektiğinden dolayı aldatıldığını bir türlü kabullenmek istemez. Kişi bu dönemde aynı zamanda çok yalnız kalacağını düşünmek istemediğinden de aldatılmayı kabullenmeme yoluna başvurabilir. Özellikle aldatan kişi, uzun yıllardır birlikte olunan bir eş ise kişi eskiden gelen alışkanlıklarından dolayı bu süreci kabullenemez ve aldatılma psikolojsini kabul edemediğinden dolayı ilişki sağlıklı görünürken yaşananları tekrar edebilir (Ona çiçek alma, elbiselerini ütüleyip hazırlama, telefonuna mesajlar bırakma gibi).

İkinci Evre: Sıkıntı Hali ve Sosyal Geri Çekilme 

Kişi bu dönemde aldatılmayı daha çok kabullenmiş bir haldedir. Fakat buna rağmen yaşam standartları çok düşüktür.  Örneğin kişi aldatılma psikolojisi ile işe gitmede büyük zorluk yaşayabilir, işe gidemeyebilir ya da gitse de rahat ve huzurlu olamaz ve işinde verimli olamaz. Arkadaşlarıyla iletişime geçmeyi reddeder, bazen en yakınıyla bile konuşmaktan çekinir. Kişi kendi öz bakımını bile aksatabilir, örneğin banyo yapmak istemeyebilir. Bu durumun uzaması, kişinin depresyona girme olasılığını oldukça arttırır.

Üçüncü Evre: Yeniden Yapılanma

Aldatılan kişi, birinci ve ikinci evreyi olması gerektiği gibi atlatırsa ve ikinci evreden belli bir süre sonra aldatılma psikolojisinden depresyona girmeden çıkarsa, kendiliğinden yaşama uyum sağlayacaktır. Eski hayatındaki rollerine geri dönebilecek, sosyal ilişkilerini yeniden kurabilecek ve iş ya da akademik hayatına devam edebilecektir.

Klasik travma yaklaşımı bunları öngöredursun; aldatılma psikolojisi söz konusu olduğunda gerçek aslında tamamen farklıdır. Aldatılan kişi tüm evreleri yüzeyde tamamlamış gibi görünse de darbe alan ilişikilere güveni nedeniyle aslına bir daha  kolay kolay kimselere güvenemez hale gelir. Artık her erkek ya da kadın onun için potansiyel aldatılma kaynağı ya da potansiyel aldatandır. Yeni girdiği ilişikilerde uzun süre şüphecilik ve güvensizlik yaşar. Gereksiz ve çoğunlukla abartılı kıskançlık nöbetlerine girebilir. Tam tersi bir şekilde kurban olma psikolojisinden kurtulmak adına partnerlerini aldatmaya başlayabilir. Çünkü aldattığı süre boyunca kendini av değil avcı gibi görecek ve bununla avunacaktır. Bu nedenle klasik travma ya da yas aşamalarından farklı olarak ilişikilerinde tekrar mutlu olmak isteyen kişiler mutlaka ama mutlaka alanında deneyimli bir klinik psikologtan terapi almalıdırlar. Aksi taktirde artık tekrar tutunamadığı ilişikiler ve bu ilişkilerin beraberinde getirdiği sosyal ve duygusal sıkıntılar nedeniyle kişiyi mutsuz bir yaşam beklemektedir. 

Bu yüzden; klinik katı tanımlamaların dışında hayatı ve insanı ön plana çıkartmayı kendine ilke edinmiş bir psikolog dr. olarak size tavsiyem, aldatılma psikolojisi yaşıyorsanız bu durumda gerekirse ve ideal olarak sizi aldatan kişiyle birlikte olmak üzere psikolojik destek almaktan çekinmeyin ve bunu da utanılacak sıkılacak bir durum olarak görmeyin. Unutmayın ki; mutlu olmak ve bunu çaba göstererek kazanmak hayattaki en büyük başarıdır. Randevu için lütfen telefonla arayınız.

dr. murat sarisoy

Dr. Psikolog Murat SARISOY

Uzman Klinik Psikolog - Evlilik ve Aile Terapisti

Randevu almak için 7/24 DANIŞMA HATLARIMIZ 

Ekibimiz Hakkında Bilgi Almak İçin BİZ KİMİZ ?

İzmir Psikolog - Gökyüzü Psikoterapi Enstitüsü Merkezimizin yeri için KONUM 

Psikolog Dr. Murat SARISOY Hakkında Tarafsız Tavsiye Sitesinde Yazılan TAVSİYELER

Yazdığım ve basılmış kitapları görmek için KİTAPLARIM linkini inceleyiniz.

Etik, Bilimsel yaklaşımımız ve tam 25 yılllık tecrübemizle yanınızdayız...

Danışma Hatlarımız:

  • 0 232 464 00 60

  • 0 232 374 00 00 (7/24 Danışma ve Randevu Hattı)

  • 0 534 670 23 73

  • 0 554 580 25 10

 

Bizi Takip Edin

Free Joomla templates by L.THEME