Saturday the 21st - Psikolog Dr. Murat SARISOY - Hostgator Coupon
  • MUTLU BİR AİLE İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • HUZURLU BİR EVLİLİK İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • STRESLE BAŞA ÇIKABİLMENİZ İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • BAŞARILI EBEVEYN OLABİLMEK İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • MUTLU ERGENLİK İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • HEDEFLERİNİZE ULAŞABİLMENİZ İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

  • SAĞLIKLI BİR KİŞİSEL GELİŞİM İÇİN 22 YILDIR 7/24 YANINIZDAYIZ 0232374000

Olmuyor, olmuyor, olmuyor diyordu bir danışanım. Aşık olamıyorum…

Başlangıçta kulağı tırmalayan ya da insana garip gelen bir cümle gibi görünebilir ama “durum sadece bundan ibaret”ti kendisi için… Aşk onun için çok uzaklarda bir sevgilin hayali bile değildi, aşk yoktu yok olmuştu… Ansızın kapıyı çalması da beklenmiyordu artık, aşk onun ülkesinde çoktan unutulmuştu, beyaz atlı prenslerin sonuncusu da ölmüş, pencere camından bakarak beklenecek kaytan bıyıklı helal süt emmiş delikanlıların hepsi hakkın rahmetine kavuşmuştu… Peki gerçekte olan biten bu muydu, aşka bir şey mi olmuştu yoksa sorun kişin kendisinde mi idi…

 

Aşık Olamamak Hastalık mı?

Aşık olamamak, neden, nasıl, ne için sorularının boşa çıktığı, doğruların yiterek gözden kaybolduğu bir durum… Peki bir hastalık mı? Kimilerine göre evet bu bir hastalık, ama bu kimilerinin hastalık etiketini birilerine yapıştırmaya pek meraklı olduğunu da unutmamak gerek sanırım. Eee...Peki nedir? Hadi cevabı sen ver sen cevapla, nedir bu aşık olamamak hadisesi konuş bakalım diyenleri duyar gibiyim.

Hemen Pulp Fiction filmindeki Jules karakterinin o ölümsüz repliklerinden biri geliyor aklıma... “Personality goes a long vay…” yani kişiliğin önünde uzun bir yol vardır…sizin anlayacağınız… ve bu yol sürer gider….

 

Uzun İnce Bir Yoldayım

Yaşam denen bu uzun yolda (kişilik geliştiricisi uzmanlarımız buna ne der bilmem ama), aşk ve aşklar kilometre taşlarıdır ve kilometre taşlarının yanından geçip gitmek ya da gitmemek aslında kişinin tamamıyla kişinin elindedir. Bazen kişi kendini kendinde aramaktan vazgeçip başkalarında aramaya başlar ve aşkı bunun için bir araç olarak kullanmaya çalışır. Sonuç mu? Sizi sizin kadar seven, sizi sizin kadar tanıyan, sizin gibi olan kaç kişiyle tanıştınız ya da ona aşık oldunuz ?...ve nafile aşklar kervanına yeni bir tanesi daha eklenir...

 

Performans Aşıkları

Bazen de kişi benzer bir şekilde kafasında aşık olunacak, şahsın tanımını yapar, onunla ilgili bir resim oluşturur, hatta buna tüm özelliklerin dökümünü ve performans karşılaştırmalarını içeren bir grafik ekler ama bu tanım o kadar abartılıdır ki, asla bulunamayacak bu Adem oğlu ya da Havva kızına karşısına bir türlü çıkmadığı için öfke bile duyar. Sonunda ise bir çeşit öğrenilmiş çaresizlik geliştirerek aşık olmaktan vazgeçer. Aşık olmadığına ve asla olamayacağına inanır. Peki ya suç kimdedir? Ona soracak olsanız, kendine yakışan biri ya da birileri hiç yoktur hiç de olmayacaktır. Kendilerine narsistik yaşantılarına başarı dilemek ya da azıcık iç görüleri varsa bir terapiste gitmelerini tavsiye etmek hayırlısı olacaktır.

 

Bağlanma Korkusu

Birileri için durum bu şekilde başlayıp devam ederken başka birileri de başka bir aşık olamama senaryosu içerisindedir. Daha çok “Bağlanma Korkusu” şeklinde adlandırabileceğimiz bu durumda ki kişi, ilişkiden kaçmasına rağmen pek ç.ok ilişki içerisindedir. Yani bir orada, bir burada bir onunla bir bununla şeklinde günümüz internet aşıklarına tam da uyan bir tablo çizer. Sadece hazzın peşinde koşar gibi yaşayan bu kişilerin asıl korktukları şey bağlanmak ve bağlı kalmaktır. Bundan öylesine korkarlar ki günün birinde yalnız kalmayı ve yalnız ölmeyi bile göze alırlar. İlişkilerini ruhlarını da katarak yaşayabilmek aslında istedikleri ama sonuçlarına katlanamadıkları bir ukde olarak kalır.

 

Narsisizm

Kendinden başkasını sevmeyenler mi ? Ah evet onları da unutmayalım, çoğunlukla ilgi ve yakınlık görmemiş, bunun yerine aşırı maddi olanaklar ya da tam tersi olanaksızlıklar içinde büyümüş kişilerdir. Elde etmek, sahip olmak fikrine kendilerini o denli kaptırmışlardır ki, yaşamı sadece metalardan ibaret sanma yanılgısındadırlar. İlişkiyi ya da karşılarında ki kişiyi de bir metayı sahiplenircesine sahiplenir ve kıskanırlar. En büyük yanılgıları da bunun adına aşk demeleri bunu aşk sanmalarıdır. En az aşık olamıyorum diyenler bu kişilerden çıkar, onlar sorsanız sırıl sıklam aşıktırlar ama yanılgıları ile yüzleşmek ve farkındalık hiç de onlara göre bir şey olmadığından olsa gerek bu kendini kandırmaca yaşantısı bir ömür sürer.

 

Aşk Ne ki ?

Unutmadan aslında aşık olup aşkı tanıyamayanları da hemen ekleyeyim. Süper egoları son derece gelişkin bu kişiler. Aşkı defalarca tatmaya ramak kalmış olmalarına ya da aşkın tam göbeğine düşmüş olmalarına rağmen, aşkı yalanlar ve aşkı iter, ötelerler. Sonrası mı? Evet, sonrası malum, hep aynı yakınma “Ben aşık olamıyorum…”

 

Tüm bu muzdarip kişilere bir de tavsiye de bulunalım yeri gelmişken. Başınızı çok popüler internet sitelerinden, (hoş bu sitelerde aranan ve bulunan şeyin aşk olmadığını hepimiz biliyoruz) birbirinize sanal hediyeler göndermek ve sanal çiftlikler kurmaktan kaldırın da aşık olabilecek gerçek (sanal olmayan) biri var mı, ona bakın. En önemlisi ise aşkı artık rahat bırakın ki, o sizi bulabilsin…

Hepinize aşık günler dilerim…

Dr. Psikolog Murat SARISOY

Decolleté Kadın ve Yaşam Dergisi: Kasım 2009

 

Site kaynağı ve isim gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Danışma Hatlarımız:

0 232 464 00 60

0 232 374 00 00 (7/24 Danışma ve Randevu Hattı)

0 534 670 23 73

0 554 580 25 10

Uzmanımız Psikolog Dr. Murat SARISOY'un Kaleminden; "BİR PSİKOLOĞUN SEYİR DEFTERİ"

Bir Psikoloğun Seyir Defteri

Kitap Hakkında

Biz insanlar toplumsal bir varlık olduğumuza göre; nasılsa, bu toplumun ürettiği sorunlarla eninde sonunda mutlaka karşılaşacağız. Yaşayacağımız sorunlar aşağı-yukarı aynı gibi... İşte, Dr. Psikolog Murat Sarısoyun kaleminden, bazı toplumsal sorunların çözümü yönünde, adeta bir Psikologla konuşuyormuş gibi aydınlanacaksınız, yaşadığınız sorunların çözümünde ipuçlarını keyifle okuyarak bulacaksınız.

 

 

Okurla beraber arayıp bulan yazılar... Murat Sarısoy’un kitabında gündelik hayattaki sıradan konuların daha başlıklarına bakarken bize neler söyleyeceğin tahmin etmeye başlıyorum.Her seferinde tahmin ettiğimden bir kaç fazlasıyla karşılaşmak kitabın geri kalan sayfalarına beni yöneltiyor. Kitabın odağını insanlar ve ilişkileri oluşturuyor. Anne-kız, çocuk-ekran, kadın-erkek… Bu konunun sadece psikolojinin alanı olmadığını bilerek okumaya devam ettiğinizde, Murat Sarısoy’un yazıları psikoloji perspektifi ile yetinmeyerek, bütün düşünüşlerin ‘anası’ felsefeye uzanıyor. Cevapları bulmayı okurla beraber gerçekleştirmek isteyen, öğretici olmadan öğrenmeyi sağlayan yazıları severim. Murat Sarısoy’un kitabı böyle yazılardan oluşuyor.

Dr. Yankı Yazgan 

 

Kitabı Satın Alabilmek İçin Aşağıdaki Linkleri Kullanabilirsiniz;

Etki Yayınevi/Bir Psikoloğun Seyir Defteri

İdefix Kitap/Bir Psikoloğun Seyir Defteri

www.dr.com.tr/kitap/bir-psikologun-seyir-defteri

 

 

Anahtar Kelimeler

İzmir psikolog, psikoloji, çocuk ergen, psikolojik sorun, pedagog, pedagog izmir, depresyon, anksiyete, cinsel sorunlar, evlilik terapisi, evlilik danışmanlığı, izmir çocuk psikolog, çocuk psikolog izmir, aile terapisi, aile danışmanlığı, psikolog izmir, sınav stresi, sınav stresi psikolog, vajinismus, erken, boşalma, kişisel gelişim, kıskançlık, aldatma, gece işemesi, sigara bırakma, psikolog, alsancak psikolog, sosyal fobi, hiperaktivite, dikkat dağınıklığı, zeka testi, psikoterapi, grup psikoterapi, sosyal fobi, eğitim, nlp, emdr, hipnoz, stresle başa çıkma, stres, panik atak, koçluk, öğrenci koçluğu, yaşam koçluğu, öğrenci koçu, yaşam koçu